"Enter"a basıp içeriğe geçin

en yakın arkadaşımın karısını barda kaldırmak

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

en yakın arkadaşımın karısını barda kaldırmak
Alınıtıdır.
geçen hafta yapıp pişman olduğum eylem. umarım beni affeder diyemiyorum arkadaşım için çünkü olayın farkında değil hala.

aslında her şey arkadaşımın gençlik anılarını anlatması ile başlamıştı. eşi o ve ben üçümüz sık sık bir yerlere takılırız. arkadaşım da üniversite yıllarında hızlı yaşamış biri. eski günlerden konu açılınca o da eski hikayeleri anlatır durur. eşi de o anlattıkça hem kıskanır hem de anlatmasını ister, anlattıkça da etini sıkar falan. değişik bir anlaşma stilleri var. eşi son zamanlarda, yani birkaç aydır bu eski hikayeleri duyduykça zorla anlattırdığına pişman gibiydi. eşine bakışı değişmişti ve hepimiz de farkındaydık. o hayatında yokken yaşanan bu olaylardan onu sorumlu tutamayacağını biliyor, ama kıskanmaktan ve hırsına yenik düşüp onu suçlamaktan da kendini alamıyordu.

son aylarda kafamız güzelken ve arkadaşım tuvalete gittiğinde eşi sanki bana daha yakın duruyor gibime geliyordu. belki tam olarak şöyleydi veya böyleydi gibi denecek bir şey de değil bu. bir his, belki bir sanrı. arkadaşım olmadığında bana eğilerek duruşunu ayarlaması ve arkadaşım geldiğinde ise dik oturması, arkadaşım yokken gözlerime daha sık bakması ve konuşurken dudaklarıma ya da ağzıma kilitlenmesi ufak an dilimleri dalıp gitmesi, konuşurken elleri ile muhakkak koluma gövdeme vs dokunması gibi şeyler bende adını koyamadığım acabalı cümleler kurduruyordu ama yargıya varamıyordum.

sık gittiğimiz bir bar var kadıköy de. oraya gittiğimiz günlerden birinde arkadaşım yine tuvalete gitmişti. yine aynı bakışlarla, aynı duruşla aklımı kurcalıyordu. arkadaşım varken hiç sarhoş görünmezken o yokken daha çakırkeyif davranıyor gibi geliyordu. fıstık alırken üstüme birkaç tane düşürmüştü. sonra da pantolonumun üstündeki fıstığı aniden almaya kalkıp organımın üstüne gelen fıstığı alınca biraz kontrolsüz güçle almaya çalıştığından organıma dokunmuştu. sonra da naptığının farkına vardığını anlayıp ooov diyerek utanma emaresi göstermiş ve özür dilemişti. ama gözleri dalmıştı. o an kafasında başka şeyler canlandırdığına emin olsam da bunu kanıtlamanın bir yolu yok. bu gibi detaylar, aklımı daha fazla kurcalamaya başlamıştı. artık sürekli aklıma geliyordu. o hadise sonrasında arkadaşım tuvaletten gelince sürekli dalıyordu. o an a kilitlendiğine emindim.

o günden sonra bana karşı özel alanı kalkmış gibiydi. normal şartlarda yan yana yürürken, ikili konuşmalarımızda, muhabbetlerimizde, oturmalarımızda görülmemiş sınırları olan özel alanını bana karşı kaldırmış gibi hissediyordum. sanki bana daha yakın duruyordu. ben de ona daha yakın durmaktan kendimi alamıyordum. her konuşmamızda, her yanyana duruşumuzda sanki birazdan öpse çok normal bir şey yapmış olacak gibi bir hisse kapılıyordum. benim de aynı şeyleri yapmam bir bıçak sırtında durum gibi hissediyordum ve bu beni korkutsa da hayatıma heyecan kattığını yadsıyamıyordum.

artık benle mesajlaşmaya da başlamıştı. gereksiz konulardan bir muhabbet başlatıp konuyu sevgilim olmamasına getiriyordu. aklımda biri olup olmadığını soruyordu. sonra da kalabalık yalnızlıklar yaşayan kadınların duyguları ile alakalı, aldatan kadınlarla alakalı yazılar bulup onların linkini atıyor ve okumamı istiyordu. bilinçaltımı yönlendirmeye çalışıyor gibi hissediyordum ama bir türlü de konduramıyordum. belki ona belki bana yakıştıramıyordum ama bu durumun içindeydim.

bazen alkolü fazla kaçırınca arkadaşımda kalıyordum. arkadaşımın da huyu sızana kadar içmektir. uyudu mu sabaha kadar top atılsa uyanmaz. onlarda kaldığım bir günde kapım açılmıştı. eşiydi kapıyı açan. inanılmaz bir heyecan duymuştum ve bunu duyduğum an kendimi suçlamaya başlamıştım. artık hangi tehlike ile karşı karşıya olduğumu ilk o zaman fark etmiştim. yanıma geldi. ışığı yakmadı. uyuyor musun diye derinden bir sesle seslendi. hayır dedim. karşı duvara çömeldi ve seninki uyudu diye gülümsedi. bu gülümseyiş rahatlatmıştı beni. zira başka bir şey için gelse bu tonla söylemezdi. sanırım arkadaşımın horlamasından yatamadı diye düşünmüştüm. biraz yanında yatsam rahatsız olur musun çok uykum geldi dedi. ben de duraksamadan gel dedim ve o gelince hemen kalktım ve duvara doğru yöneldim. aklımda çömeldiği yere gidip orda çömelmek vardı. ama elimden tuttu. gitme dedi. sen rahat yat dedim. senle daha rahat uyurum dedi. olsun olsun dedim ve kolumu sıkmaya başladı. yatağımın üzerinde dizleri üstünde duruyordu. duruşunu dikleştirdi ve bakışlarını o karanlıkta üstüme dikti. göğüsleri dimdik karşımda idi. karanlığa rağmen gözlerindeki parlaklıktan tüm çekiciliğini ve albenisini her hücresine kadar görebiliyordum. kapının arasından sızan banyonun ışığı sanki üstündeki seten gecelikten tüm hatlarını gözlerimin önüne seriyordu ve çırılçıplak gibiydi. tekrar kalkmaya yeltendim ve yüzümü kendine çevirtti zorla. konuşmadı. ben de ellerimin arasına aldım yanaklarını. bir an boş bulunup kollarımı bıraktı. gözlerini kapadı. yavaşça bana yaklaşırken kalktım. karşı yere çömeldim. sonra yatağın üzerine oturdu. ben de ben bi tuvalete gideyim deyip kalktım ve ortamı dağıttım. geldiğimde yoktu.

o günden sonra her şey daha da değişti. benle pek konuşmuyordu ama her an beni düşündüğünü hissediyordum üçümüz bir yerde iken. benle konuşmasa da, yüzüme bakmasa da, gözlerini kaçırsa da hiç göz göze gelmememiz arkadaşımın dikkatini çekmişti. zira bunun için çaba sarfedilmesi gerekliliği açıktı. kötü bir şey olup olmadığını sorduğunda arkadaşım, eşi, bir şey olmadığını söyleyip geçiştirdi. sonra da yazdığım mesajlara cevap bile vermiyor eşek, ne bakacağım yüzüne dedi ve arkadaşımca da kabul görecek bir trip atarak aslında bana mesaj verdi. zira cevap vermediğim mesajı olmamıştı. zira o olaydan sonra mesaj da atmamıştı. arkadaşım da benim karıma nasıl cevap vermezsin üleyyynn diye geyiğe dönderdi işi. işim vardı unuttum sonra, büyütecek ne var diyerek toparladım işi. sonra gözlerime öyle bir bakış attı ki, o an başımın döndüğünü hissetmiştim. hem kendimi suçluyordum hem de korkuyordum. karşıkonulmaz bir adrenalindi bu. o ara arkadaşım barmenle ve arkamızdan birileriyle işaretleşiyordu ama pek önemsememiştim. bir ara kayboldu. sonra geldi. eşinin kulağına eğilip bir şeyler söyledi. eşinin gözleri büyüdü önce ve direk bana baktı eşi kulağına bir şeyler fısıldarken. kıskanarak baktı bana. anlam veremedim. sonra da ensesini önüme alıp barmene bi işaretler yaptı. barmen eyvallah der gibi göz kırptı.

aradan 10 dakika geçmişti. muhabbete devam ediyorduk. barmen yanımıza geldi ve arkadaşıma dönüp abi bi müşteri var da sizin işle alakalı bir konuda yardımınız olabilir, bana tanıdık var mı diye sordu, sizi söyledim dedi. arkadaşım ne demek tabi gelsin oluruz dedi. barmen bi kızla geldi. kız direk bana bakmıştı. bara bizim gibi sık takılan biriydi. gözüm aşina idi. barmen kızla gelince bir şeyler olduğunu anlamıştım. kız konuya girdi. anlattığı mevzu benim işimle alakalı idi. arkadaşımın gözüne baktım imalı, devam et hacı bakışını attı. sinirlenmiştim. zira bu tarz durumlar beni hep germiştir. çöpçatanlık mevzularını sevmem. kıza yardımcı olabileceğimi söyledi arkadaşım, uzman burda diye beni işaret etti. o sırada arkadaşımın eşinin elinden tuttum ve bir dakikanızı alabilir miyim dedim ortaya ve arkadaşımın eşine kalkar mısın az dedim. kalktı. en yakın arkadaşımın eşini barda kaldırdım. hikaye de burda bitti. the end.

keşke böyle olsaydı. durum beni gerdiğinden ve onun da durumu bildiğini düşündüğümden onu tuvaletin oraya götürdüm. o barın tuvaleti kadın erkek karışıktır. müzik sesleri de olduğundan lavabonun olduğu kısma soktum onu. noluyor dedim. gözlerini bana dikip kız senden hoşlanmış, tanışmak istiyor dedi. bunu derken açıklama yapar bi ses tonuyla değil de hesap ver diye haykırır gibi söylüyordu. ben de bir an alttan alma modunda suçluluk ifadesi bir ses tonu takınarak kızı tanımadığımı söyledim. bunu söylerken bir an kendime gelip sen niye hesap soruyorsun dedim. niye mi diye iyice yakınlaşarak yükselterek sesini, aylardır farkına varmam için maymuna döndüğünü ama onu fark etmezken ben, bir başka kadının tanışmak için yüz bulacak kadar arkadaşlarımın içinde yanıma gelebildiğinden söz etti. suçladı beni. o an ne diyeceğim bilememiştim ama bir şekilde her şeyi başlatan olmak istemediğimden belki inkarı seçmeyi denedim kaçak dövüşerek. bi dakika bi dakika, seni fark etmem mi? benden hoşlanıyor musun dedim. pislik dedi. ters tepmişti. o an gardım düştü. şimdi bana hiçbir şeyden haberi yok numarası yapma diye devam etti. kabul etmekten başka yol yoktu. napmamı bekliyorsun, en yakın arkadaşımın karısıyla yatmamı mı dedim. gözlerime baktı. evet allahın cezası evet diye bağırdı. hiç beklemediğim, hazırlıksız olduğum bir şeydi. gözlerini ayırmıyordu. sonra aynı anda birbirimize yakınlaşıp hardcore bir öpüşmeye başladık. kapıyı kilitledik. sonra da duvarlara, lavaboya çarpa çarpa öpüşmeye devam ettik. elleri organımda beni kışkırtmaya, elim de eteklerinin altından üstünü sıyırmaya çalışıyordu. sonra beni duvara itti. vahşi bir bakış fırlattı. ruju dağılmıştı. çok seksi duruyordu. lavaboya çekilmiş, masum bir kadın duruşu ama yüzünde cüretkar bir edayla geri çekilmişti. tutup belinden çektim kendime ve tuvaletin oraya soktum. klozet kapağını indirdim. ayağının birini kaldırıp klozetin üstüne koydum ve göğüslerini avuçladım. ensesini ve kulağını yalarken ellerimle vücudunu tanımaya çalışıyordum. organının ıslaklığı beni iyice kışkırtmıştı. eteğini sıyırınca organımı boxerimin içinden çıkarıp içine aldı. inlemesin diye ellerimle ağzını kapadığımda hem ellerimi ısırıyor hem yalıyordu. bir an yanlış yaptığımın farkına varmıştım ama kendime hakim olamıyordum. organım organının içinde cennetin yağmurunda ıslanan küçük bir çocuk gibi koşarak şarkı söylüyordu. kendimi durduramıyordum. kendime hakim olamıyordum. o an hiç bitmesin istiyordum. içine boşalmıştım. geri çekilmeme izin vermedi.boşaldığımı fark edince kendini iyice bana yasladı ve çıkamadım içinden. sonra eliyle organımı tuttu ve çıkarmama engel oldu. orgazmım bitince çıkardı biraz bekletip organımı. sonra sıcak bir öpücük kondurdu dudaklarıma. konuşamadım. kaçmak istedim o an ordan. hemen toparlanıp çıktım.

masaya giderken nasıl çaktırmam düşüncesi vardı. sanki herkes anlayacak gibi geliyordu. hafif sinirli görünmeye ama belli etmezken belli eden bir halde durmaya çalıştım. kızla ilgilendim. muhabbet kurmaya çalıştı telefonumu aldı sözde sonra işle alakalı araşmak için vs. arkadaşım da bilindik geyiklerii yaptı. eşiyse 5-6 dakika sonra geldi. kız gittikten sonra arkadaşım, eşine beni nasıl konuşmaya ikna ettiğini sordu. o da bende kalsın dedi. pisliksiniz dedim. şikayet eder tavır takındım.

geçen sürede görüşmedik. onun mesajlarına ise bakmadım. neler yazdı bilmiyorum. o an ı milyon kere yaşasam milyon kere aynı şeyi yapardım karşı koyamazdım biliyorum. ama şu an duyduğum şeyin de pişmanlık olmaması gerek o halde. çünkü ders almadığım çok açık. o an gelse yapmazdım diyemiyorum. arkadaşım haftasonu için aradı. onlarda kalacağım ve o sızdıktan sonra rahat durmayacağımıza adım gibi eminim. gerçekten istemiyor muyum yoksa karşı koyamıyor olmak daha zevkli olduğu için mi bilinçaltım beni direnmeye zorluyor bilmiyorum.
26.02.2015 21:08 albastropos …

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sports betting türkçe bahis bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri bahis siteleri bursa escort bursa escort bursa escort adapazarı escort adapazarı escort adapazarı escort adapazarı escort eryaman escort escort maltepe bursa escort